Dedem, denizciydi.
Onlara göre, eğer bir gece yıldızlıysa ertesi gün güneşli olurmuş.
Bence de, Ayın gözyaşlarıydı, yıldızlar. Gece ağlayıp rahatladığından, Güneş mutluluğunu gösterirdi onlara. Ben de, hep ağladığım gecenin sabahları, rahatlardım.
Mutlu sanarlardı.
''Nasılsın?'' sorularına ''Neden?'' sorusu eklenmesin diye susanlardan...
Tanıdık geldi mi?
Cevabınız ''Geldi!'' ise, hayırlı olsun bendensiniz.
2 Kasım 2015 Pazartesi
28 Ağustos 2015 Cuma
Bir Avuç Gökkuşağı
Çok sevdiğim penceremin altındaki cama, kolumu yaslamış oturuyordum. Güneşin gözlerimi yakması üzerine, gözlerimi kısıp yatağımda dikleştim.
O sırada, az önce kolumu yasladığım camdan, penceremdeki güneşe yansıma olması üzerine, yatağımın hemen yanında o güzelliği gördüm.
Bir Avuç Gökkuşağı.
O sırada, az önce kolumu yasladığım camdan, penceremdeki güneşe yansıma olması üzerine, yatağımın hemen yanında o güzelliği gördüm.
Bir Avuç Gökkuşağı.
26 Ağustos 2015 Çarşamba
Biz Kimiz?
Biz, belki gün boyu gülüp gece kafasını yastığa koyduğu an bütün her şey karşısındaki tavanda, aynı bir film karesi gibi canlanırken, o gece uyumayıp o filmi seyredenleriz.
Biz, gülerken bir anda yüzündeki gülümseme düşen, insanlara sorgulanmamak için yüzüne buruk bir gülümseme çizip hayallerden, duvara dalıp gidenleriz.
Biz, karşıya daldığımızı görüp, gözümüzün önünde sallanan elle kendine geldiğimizde ''Ne Oldu?'' sorusuna cevap veremeyenleriz.
Biz, belki de sürekli aynı soruyla karşılaştığından, konuyu değiştirmekte usta olanlarız.
Biz, okuduğumuz bir kitabın bir sayfasında, bir cümlesinde, bir kelimesinde, hatta bir harfinde çalınan ruhumuzu bulup, düşünce dağından aşağı inemediğimizden, aynı kelimeyi defalarca okuyanlarız.
Ve dostlar, biz insanlarız.
Biz, gülerken bir anda yüzündeki gülümseme düşen, insanlara sorgulanmamak için yüzüne buruk bir gülümseme çizip hayallerden, duvara dalıp gidenleriz.
Biz, karşıya daldığımızı görüp, gözümüzün önünde sallanan elle kendine geldiğimizde ''Ne Oldu?'' sorusuna cevap veremeyenleriz.
Biz, belki de sürekli aynı soruyla karşılaştığından, konuyu değiştirmekte usta olanlarız.
Biz, okuduğumuz bir kitabın bir sayfasında, bir cümlesinde, bir kelimesinde, hatta bir harfinde çalınan ruhumuzu bulup, düşünce dağından aşağı inemediğimizden, aynı kelimeyi defalarca okuyanlarız.
Ve dostlar, biz insanlarız.
25 Ağustos 2015 Salı
Hey, Sen! Bayan Hipi!
Okulda, beden dersini süslenme, püslenme günü olarak gören kızlar dışında,
Bir de ben vardım. Okulun ''Hipi'' si. O çocuğun deyimiyle. O kızla dalga geçişi aklıma geliyor.
Sen o gözlükle nasıl geziyorsun ya? Sonra da kızın yerine benim cevap verişim.
Peki, sen o beyinle nasıl geziyorsun? Sonra da arkamdan, saçımdaki renkli örgüden dolayı bana sesleniş şekli.
Hey sen Bayan Hipi!
Sonra da o kızla çok yakın arkadaş olduk. Yani, unutmayın ki, yağmurdan sonra gökkuşağı var. Ve Umut her yerde. Sonra, Hüsnü'nün sesi dolduruyor beynimi.
Umut kim kanka?
Bir de ben vardım. Okulun ''Hipi'' si. O çocuğun deyimiyle. O kızla dalga geçişi aklıma geliyor.
Sen o gözlükle nasıl geziyorsun ya? Sonra da kızın yerine benim cevap verişim.
Peki, sen o beyinle nasıl geziyorsun? Sonra da arkamdan, saçımdaki renkli örgüden dolayı bana sesleniş şekli.
Hey sen Bayan Hipi!
Sonra da o kızla çok yakın arkadaş olduk. Yani, unutmayın ki, yağmurdan sonra gökkuşağı var. Ve Umut her yerde. Sonra, Hüsnü'nün sesi dolduruyor beynimi.
Umut kim kanka?
DİNAZOR HÜSNÜ
İç Ses. Hani bazı iç sesler zeki olur, bazıları aptal. Bazıları en gereksiz, bazıları ise en lazım olduğu zaman ortaya çıkar. Dinazor Hüsnü benim iç sesim.
Peki, Dinazor Hüsnü ne zaman mı ortaya çıkıyor? Her Zaman. Sahiden, gerekli gereksiz her saniye konuşuyor. Evet, iç sesime isim koydum. Evet, bu pek alışa gelmiş bir durum değil. Ve, hayır şizofreni hastası falan da değilim. İç sesime isim koymamın bir nedeni var.
Hani, böyle bazen durup dururken içinize bir öküz oturur ya, ya da biz öyle tarif ederiz, bilmiyorum. Benim içime oturan o öküz, genelde iç sesim konuştuğu zaman oluyor. Nasıl mı? Peki, onu da açıklayayım. Şöyle bir diyalog düşünün,
-Oley, sınavım çok güzel geçti! Hele son soru? Ondan kesin eminim.
-Son işlemde ya altmış beş yerine yetmiş yazdıysan. Bence o soru kesin yanlıştır.
İşte böyle bir düşünce oluyor kafamda. Bu durumun sadece bende olmadığının da farkındayım. İşte, ben onun içime oturan öküz değil, içime oturan dinazor olduğuna karar verdim. Yani arkadaşlar Dinazor Hüsnü,
Benim iç sesim''
Peki, Dinazor Hüsnü ne zaman mı ortaya çıkıyor? Her Zaman. Sahiden, gerekli gereksiz her saniye konuşuyor. Evet, iç sesime isim koydum. Evet, bu pek alışa gelmiş bir durum değil. Ve, hayır şizofreni hastası falan da değilim. İç sesime isim koymamın bir nedeni var.
Hani, böyle bazen durup dururken içinize bir öküz oturur ya, ya da biz öyle tarif ederiz, bilmiyorum. Benim içime oturan o öküz, genelde iç sesim konuştuğu zaman oluyor. Nasıl mı? Peki, onu da açıklayayım. Şöyle bir diyalog düşünün,
-Oley, sınavım çok güzel geçti! Hele son soru? Ondan kesin eminim.
-Son işlemde ya altmış beş yerine yetmiş yazdıysan. Bence o soru kesin yanlıştır.
İşte böyle bir düşünce oluyor kafamda. Bu durumun sadece bende olmadığının da farkındayım. İşte, ben onun içime oturan öküz değil, içime oturan dinazor olduğuna karar verdim. Yani arkadaşlar Dinazor Hüsnü,
Benim iç sesim''
7 Temmuz 2015 Salı
Şebnem Burcuoğlu - Kocan Kadar Konuş Beğendiğim Sözler #1
Herkese merhabalar! Bugün yeni bir seri ile karşınızdayım. Bol bol kitap okuyan bir insan olarak, Kocan Kadar Konuş'un filminin izlemek yerine kitabını okumuştum. Gelelim bu seride ne yapacağımıza. Eminim sadece benim huyum değildir. Kitaplarda sevdiğim sözcüklerin altını çizmeyi çok severim. Bu seride altını çizdiğim m sözcükleri sizlerle paylaşacağım, o zaman haydi başlayalım!
Sayfa; 153.
Sayfa; 153.
Sayfa; 104.
Bu yazımda bu kadardı! Okuduğunuz için teşekkürler, beğendiyseniz beğenmeyi unutmayın, görüşmek üzere!
22 Haziran 2015 Pazartesi
Şık bir Kırmızı Ruj - Siyah Eyeliner Makyajı
*Bu makyaj model kullanilarak hazirlanmiştir.
Herkese Merhaba! Bugün sizinle başlıktan da anlayabileceğiniz üzere bir kırmızı ruj - siyah eyeliner makyajı paylaşacağım. Oldukça kolay bir makyaj. O zaman haydi başlayalım!
İlk olarak tabii ki bir baz ile başlıyoruz. Dilerseniz güneş kremi de kullanabilirsiniz. - Ki ben kullanmaniz taraftarıyım. -
Ten makyajımıza geçiyoruz. Bu tür makyajlarda cildimizin ''kusursuz'' terimine uygun olmasi gerekiyor. Cildimize en uygun renk ve uygulama şekliyle fondöten ve kapatıcımızı uyguluyoruz.
Kaşlarımızı bir kusur yapmamaya özen göstererek dolduruyoruz.
Ben allık kullanma taraftarı değilim. Onun yerine elmacık kemiklerimize kesinlikle turuncu değil, kahve tonlarinda bir bronz pudra (bronzer) uygulayabiliriz.
Far kullanmayacağiz çünkü makyajımızın yıldızının dudaklarımız olmasını istiyoruz. Onun yerine kılcal damar ve kahvelikleri kapatmak adına concealer kullanıyoruz.
Eyeliner sürüyoruz ve bu makyajimiza mükemmel bir zariflik verecek ''renk: siyah''
Maskara sürüyoruz. ''renk: siyah''
Geldik zurnanin ''zart'' dediği yere. Önceden peeling yapılmış dudaklarımıza kırmızı renk rujumuzu (evde dudak peelingi yapımı yazıma buradan ulaşabilirsiniz) gerekirse firça - dudak kalemi yardımı ile dudaklarımıza uyguluyoruz. Vee...
Tamamdır! Makyajımız hazır ! Lütfen beğendiyseniz beğenip + yorum yapmayı unutmayın!
Sevgilerle...
Herkese Merhaba! Bugün sizinle başlıktan da anlayabileceğiniz üzere bir kırmızı ruj - siyah eyeliner makyajı paylaşacağım. Oldukça kolay bir makyaj. O zaman haydi başlayalım!
İlk olarak tabii ki bir baz ile başlıyoruz. Dilerseniz güneş kremi de kullanabilirsiniz. - Ki ben kullanmaniz taraftarıyım. -
Ten makyajımıza geçiyoruz. Bu tür makyajlarda cildimizin ''kusursuz'' terimine uygun olmasi gerekiyor. Cildimize en uygun renk ve uygulama şekliyle fondöten ve kapatıcımızı uyguluyoruz.
Kaşlarımızı bir kusur yapmamaya özen göstererek dolduruyoruz.
Ben allık kullanma taraftarı değilim. Onun yerine elmacık kemiklerimize kesinlikle turuncu değil, kahve tonlarinda bir bronz pudra (bronzer) uygulayabiliriz.
Far kullanmayacağiz çünkü makyajımızın yıldızının dudaklarımız olmasını istiyoruz. Onun yerine kılcal damar ve kahvelikleri kapatmak adına concealer kullanıyoruz.
Eyeliner sürüyoruz ve bu makyajimiza mükemmel bir zariflik verecek ''renk: siyah''
Maskara sürüyoruz. ''renk: siyah''
Geldik zurnanin ''zart'' dediği yere. Önceden peeling yapılmış dudaklarımıza kırmızı renk rujumuzu (evde dudak peelingi yapımı yazıma buradan ulaşabilirsiniz) gerekirse firça - dudak kalemi yardımı ile dudaklarımıza uyguluyoruz. Vee...
Tamamdır! Makyajımız hazır ! Lütfen beğendiyseniz beğenip + yorum yapmayı unutmayın!
Sevgilerle...
21 Haziran 2015 Pazar
Doğal bir Makyaj Örneği
*Bu makyaj örneği, model kullanılarak hazırlanmıştır.
Herkese Merhaba! Berra'nın Dünyasına hoşgeldiniz. Bugün doğal bir makyaj örneği ile karşınızdayım. O zaman hadi başlayalım.
Malum, yazın yavaş yavaş gelmesiyle cildimiz korunmaya ihtiyaç duymaya başladı. Bu yüzden, cildimize herhangi bir güneş kremi kullanarak makyajımıza başlıyoruz ve makyajımızı tutması adına baz kullanmayı da unutmuyoruz.
Bazımızı da hazırladığımıza göre, ten makyajımıza geçebiliriz. Yine yazın gelmesiyle birlikte ten rengimiz de koyulaşmaya başladı. Tercihimizi ona göre yapip, fondötenimizi sürüyoruz. Dileğinize göre kontür de yapabilirsiniz fakat, ben günlük makyaj için pek uygun bulmuyorum, sizin tercihiniz tabii ki.
Göz makyajımıza geçelim. Kesinlikle göz makyajımızı tutması açısından baz kullanmayi unutmuyoruz. Sütlü-koyu kahve olarak tanımlayabileceğim bir farı katlanma bölgemiz dahi tüm göz kapağımıza dağıtıyor ve hafifçe göz altımızdaki kirpik diplerimize de geçiyoruz ve kaş altımızı kemik rengi bir far ile aydınlatıyoruz.
Kuyruklu bir eyeliner sürüyoruz. '' Renk, siyah ''
Bolca maskara sürüyoruz. '' Renk, siyah ''
Pembe - gülkurusu rengi bir allığı çok hafif yanaklarımıza dokundurup, dağıtıyoruz.
Dudaklarımıza pembe-nude tonlarda bir ruj sürüp bir de renksiz bir gloss geçiyoruz.
Kaşlarımızı dolduruyoruz ve tamamdır!
Yazım bu kadardi. Beğendiyseniz beğenip + yorum yapmayı unutmayın!
Herkese Merhaba! Berra'nın Dünyasına hoşgeldiniz. Bugün doğal bir makyaj örneği ile karşınızdayım. O zaman hadi başlayalım.
Malum, yazın yavaş yavaş gelmesiyle cildimiz korunmaya ihtiyaç duymaya başladı. Bu yüzden, cildimize herhangi bir güneş kremi kullanarak makyajımıza başlıyoruz ve makyajımızı tutması adına baz kullanmayı da unutmuyoruz.
Bazımızı da hazırladığımıza göre, ten makyajımıza geçebiliriz. Yine yazın gelmesiyle birlikte ten rengimiz de koyulaşmaya başladı. Tercihimizi ona göre yapip, fondötenimizi sürüyoruz. Dileğinize göre kontür de yapabilirsiniz fakat, ben günlük makyaj için pek uygun bulmuyorum, sizin tercihiniz tabii ki.
Göz makyajımıza geçelim. Kesinlikle göz makyajımızı tutması açısından baz kullanmayi unutmuyoruz. Sütlü-koyu kahve olarak tanımlayabileceğim bir farı katlanma bölgemiz dahi tüm göz kapağımıza dağıtıyor ve hafifçe göz altımızdaki kirpik diplerimize de geçiyoruz ve kaş altımızı kemik rengi bir far ile aydınlatıyoruz.
Kuyruklu bir eyeliner sürüyoruz. '' Renk, siyah ''
Bolca maskara sürüyoruz. '' Renk, siyah ''
Pembe - gülkurusu rengi bir allığı çok hafif yanaklarımıza dokundurup, dağıtıyoruz.
Dudaklarımıza pembe-nude tonlarda bir ruj sürüp bir de renksiz bir gloss geçiyoruz.
Kaşlarımızı dolduruyoruz ve tamamdır!
Yazım bu kadardi. Beğendiyseniz beğenip + yorum yapmayı unutmayın!
23 Mayıs 2015 Cumartesi
Tırnak Beyazlatmada Evdeki Yardımcınız - Diş Macunu!
Merhaba arkadaşlar! Tüm kadınların ortak sorunu olan bir konudan bahsedeceğiz bugün.
''Aay! Sorma Berra. Ne ojeymiş arkadaş, asetonla 10 kere sildim yine çıkmadı!'' Tanıdık geldi mi kızlar? Çözümümüz bende gençler. Yumulun bakiim bilgisayara.
Şimdi hepimizin evinde bulunan herhangi bir diş macununu alıyoruz ve tırnağımıza az bir miktar alıp öbür elinizin tırnağıyla - dilerseniz bir diş firçası yardımıyla - tırnağınızla kazıyın ve çok kaynar olmamak üzere soğuğa dönük suyla yine kazıyarak elinizi yıkayın. Her ihtimale karşı bir nemlendirici sürmeyi unutmayın.
KULLANDIĞIM ÜRÜNLER
-Sensodyne White Now Diş Macunu.
-Tırnağım (!)
Bu yazım bu kadardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim! 😀
Şimdi hepimizin evinde bulunan herhangi bir diş macununu alıyoruz ve tırnağımıza az bir miktar alıp öbür elinizin tırnağıyla - dilerseniz bir diş firçası yardımıyla - tırnağınızla kazıyın ve çok kaynar olmamak üzere soğuğa dönük suyla yine kazıyarak elinizi yıkayın. Her ihtimale karşı bir nemlendirici sürmeyi unutmayın.
KULLANDIĞIM ÜRÜNLER
-Sensodyne White Now Diş Macunu.
-Tırnağım (!)
Bu yazım bu kadardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim! 😀
9 Mart 2015 Pazartesi
Berra'nın Dünyası 1 Yaşında!
Merhaba!
İnanın, yazıya nasıl başlasam bilemiyorum. Daha dün gibiydı yahu! Lafı çok uzatmadan sadece teşekkür edeceğim. Benim saçmalamalarımı, üzüntülerimi, sevinçlerimi ve daha nice duygularımı sizle paylaşırken yanımda olduğunuz için size çoo....k teşekkür ederim. Okulda küçük bir kutlama yaptık. Pasta kestim!! Buyurun sizi resimlerle baş başa bırakayım.
Beeen. Hiç eksik kalır mıyım? Lütfen ama cık cık cık. ☺
Kendime hediye olarak bu defteri aldıım. Üstünde çok konuşmayacağım, ayrıca bir yazı gelecek.
Çok tatlı arkadaşım :) Bu birinci İreeem. ☻
Bu da ikinci İreem :) ☻ İkisi de çok sevdiğim iki arkadaşım.
Üstü pembeli - beyazlı çizgili olan arkadaşım, bu kekleri yapmış :) Bende pasta yerine kek kestiim :) ♥ ♥
Ve habersiz çekilen fotoğrafımız :)
Herşeye rağmen beni okuduğunuz için teşekkür ederim. Nice yıllarımıza! Unutmayın! Siz benim takipçilerim değil, dostlarımsınız! ☺ ☺
♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦♦
2 Mart 2015 Pazartesi
My Mad Fat Diary || Gençlik Dizisi
Merhaba!
My Mad Fat Diary benim takip ettiğim nadir dizilerden biri.
Gerek yerel gerek yabancı, dizi izleyemiyorum arkadaş! Yaptığım bu iğrenç girişten sonra hadi yazıya karakterleri tanıtarak başlayalım.
Izzy: Izzy benim en başından beri sevdiğim tatlı, çocuk ruhlu karaker, benim onu en başından beri sevdiğim gibi o da Rea'yı en başından beri grupta istiyor ve seviyor.
Rea'nın Annesi: Rea'nın umursamaz annesi.Bir insan kızını bu kadar mı umursamaz ama umursar. Bu kadın hakkında söyleyeceklerim bu kadar, yoksa kendimi tutamayacağım.
Danny: Rea'nın klinikten Tix'ten sonraki en yakın arkadaşı. Biraz çatlak bir tip. Rea sayesinde klinikten çıkınca ne yapacağını şaşırıyor ve her gün farklı bir partide takılsa da aslında çok saf.
Chop: Gruptan en salak takılan tip bakın ''takılan'' dedim, salak değil. Filmin sonlarına doğru Izzy ile ilişkileri başlıyor.
Dr. Kester: Rea'nın klinikten ayrıldıktan sonra tedavisini devam ettirdiği psikolog. Filmin sonlarına doğru bir ayıp yaptı, aa hiç yakıştıramadım sana doktor!
Karim: Rea'nın annesinin ikinci kocası. Adam zaten İngiliz değil anlattıklarından bir halt anladığı yok. Filmde de çok bir rolü yok zaten. Öylesine konmuş bir karakter.
Tix: Rea'nın klinikteki en yakın arkadaşı. Aslında sadece klinikten değil, genel olarak en yakın arkadaşı sayılabilir. Sarılmaktan hoşlanmıyor. Zaten klinikte oluşunun da sarılmayla ilgili bir olaydan dolayı olduğunu anlayabilirsiniz. Sadece sarılmak değil,
Rea: Asıl karakterimize selam deyiiin! Ihm ıhm. Rea, kilosundan dolayı....
Dırı rırı. Gerisini açıp izleyin bakalım! Kendimi hain gibi hissettim. İşte bu yazımızda bu kadardı. Kendinize iyi bakın!
6 Şubat 2015 Cuma
Hava Değişimi Mim
Merhaba!
Of ulan of! Şimdi diyeceksiniz, Berra yine atarlı! Ne yapayım? Gündemimde ödevler, ödevler, neyse benim iğrenç sıkıcı gündemimi bırakalım da asıl sizi ilgilendiren gündeme geçelim bari :3 :D
1-) Neden Blog Adın?
Valla o günlerde bizim bilişimci blog nedir falan filan anlatıyor Bir ara dedi ki ''Yani arkadaşlar, bir nevi sizin dünyanız gibi bir şey.'' Bende koydum aklıma eve gelince '' E madem bizim dünyamız blog adımda Berra'nın Dünyası olsun bari!'' dedim. :D
3-) Kendinle ilgili 3 doğru, 1 yanlış?
1-) Neden Blog Adın?
Valla o günlerde bizim bilişimci blog nedir falan filan anlatıyor Bir ara dedi ki ''Yani arkadaşlar, bir nevi sizin dünyanız gibi bir şey.'' Bende koydum aklıma eve gelince '' E madem bizim dünyamız blog adımda Berra'nın Dünyası olsun bari!'' dedim. :D
2-) Hayat Felsefeni Belirleyen Söz Nedir?
Asıl engelliler, engelleri aşmayı reddedenlerdir.
3-) Kendinle ilgili 3 doğru, 1 yanlış?
Hayvanları çok severim.
Tek hobim blog yazmak.
Gezip yeni yerleri görmeyi çok severim.
-Çok çok uzun boyluyum-
4-) İlk anılarınız nedir? En çok hangi yaşa kadar inebiliyoruz?
6 yaşlarındayım, oldukça bir yükseklikten budanmamış odunlara düşmüştüm hemen ardından sırtıma da oyuncak çocuk motorsikleti düşmüştü :))
5-) En Sevdiğin Şarkı?
Aslında öyle belirli bir şarkı yok ama sıkılmadan dinlediğim şarkı Avril Lavigne - Complicated dinlemek isterseniz;
https://www.youtube.com/watch?v=FynZChaDqQs&index=1&list=WL
https://www.youtube.com/watch?v=FynZChaDqQs&index=1&list=WL
6-) En Sevdiğin Roman?
Bahçesaray Golcüsü - Yılmaz Yeşildağ
7-) En Sevdiğin Çizgi Film Karakteri?
Pokemon'un ayrı bir yeri vardır bende ♥
8-) En Sevdiğin Oyuncağın?
Babamın aldığı minnoş tatlı ayıcığım ♥ :3 (Minnoş dediğime bakmayın, en az benim kadar.)
9-) Şimdiye Kadar Aldığın En Güzel Hediye?
Doğum günümdü, babam normal bir günmüş gibi davranıyor falan hani bazen ima ediyorum, onu da anlamıyor dedim bu terste bir işlik var.:D Okuldan eve geldim, odama bir girdim, karşımda bir kitaplık, bir de normal değil böyle özel tasarım. Meğerse annemin bile haberi yok babam bana haberi yok gibi davranıp bu kitaplığı tasarlamış hep hayatımın en güzel hediyesi olarak kalacak. ♥ ♥ ♥
10-) Odanda Sana Ait Olan En Sevdiğin Nesne?
Bilgisayarım. ♥ ♥
11-) En Sevdiğin Yemek?
Salça soslu makarna ♥
12-) En Sevdiğin Hayvan?
Bir hayvansever olarak, korktuğum bazı istisna hayvanlar dışında tüm hayvanları severim. En sevdiğim hayvan ise köpek. ♥
13-) Aile Dışında Onsuz Yapamam Dediğin, En Sevdiğin Kişi?
Arkadaşlarım olabilir.
Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederim ♥
☺ Görüşmek Üzere ☺
31 Ocak 2015 Cumartesi
Yarım Bıraktım #1
Yine bir seri ve posttan herkese merhaba! Yarım bıraktığım bu kitap, en az 3-4 kere yeniden okumaya çalıştım. Artık Vehbi Vakkasoğlu'nun anlatım dilini mi beğenmedim yoksa kitap mı çekici gelmedi onu bilmiyorum, ama yarım bıraktım ve tekrar okumaya çalışacağımı sanmıyorum.
15 Ocak 2015 Perşembe
Dilek Listesi #1
İlk kitap ve seri postumdan herkese merhaba! Bugünlerde Van'a kargoyla göndermek amacıyla tüm kitaplığımı boşalttım. Zamanla alışverişler yaparak doldurmayı planlıyorum. Bugün de D&R'den yapmak istediğim kitap alışverişini paylaşacağım, buyurun yazıya geçelim. :)
İlk kitap, Aynı Yıldızın Altında. Filmini izleyip büyüsüne kapılmıştım. Kitabı olan filmlerin kitabını okumak her zaman bana daha çok keyif vermiştir. Eh, doğal olarak filminin izleyince ilk düşüncem ''Ben bu kitabı okumalıyım!'' oldu. Eğer yazarın anlatım dilini beğenirsem Alaska'nın Peşinde'yi almayı planlıyorum.
İkinci kitabım ise Ece Temelkuran'dan Bütün Kadınların Kafası Karışıktır. Ece Temelkuran'ın anlatım dilini zaten çok seviyordum. Bu kitabı da görünce merak edip bir alayım dedim.
İlk kitap, Aynı Yıldızın Altında. Filmini izleyip büyüsüne kapılmıştım. Kitabı olan filmlerin kitabını okumak her zaman bana daha çok keyif vermiştir. Eh, doğal olarak filminin izleyince ilk düşüncem ''Ben bu kitabı okumalıyım!'' oldu. Eğer yazarın anlatım dilini beğenirsem Alaska'nın Peşinde'yi almayı planlıyorum.
İkinci kitabım ise Ece Temelkuran'dan Bütün Kadınların Kafası Karışıktır. Ece Temelkuran'ın anlatım dilini zaten çok seviyordum. Bu kitabı da görünce merak edip bir alayım dedim.
Aslında, popüler olan kitapları almak hiç huyum değildir. Hatta inadına almam. Ama kitabın arka kapağındaki yazı beni o kadar etkiledi ki kendimi tutamadım :D. Sarah Jio'da oldukça sevdiğim bir yazar olunca şans vermek istedim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















