Dedem, denizciydi.
Onlara göre, eğer bir gece yıldızlıysa ertesi gün güneşli olurmuş.
Bence de, Ayın gözyaşlarıydı, yıldızlar. Gece ağlayıp rahatladığından, Güneş mutluluğunu gösterirdi onlara. Ben de, hep ağladığım gecenin sabahları, rahatlardım.
Mutlu sanarlardı.
''Nasılsın?'' sorularına ''Neden?'' sorusu eklenmesin diye susanlardan...
Tanıdık geldi mi?
Cevabınız ''Geldi!'' ise, hayırlı olsun bendensiniz.
2 Kasım 2015 Pazartesi
28 Ağustos 2015 Cuma
Bir Avuç Gökkuşağı
Çok sevdiğim penceremin altındaki cama, kolumu yaslamış oturuyordum. Güneşin gözlerimi yakması üzerine, gözlerimi kısıp yatağımda dikleştim.
O sırada, az önce kolumu yasladığım camdan, penceremdeki güneşe yansıma olması üzerine, yatağımın hemen yanında o güzelliği gördüm.
Bir Avuç Gökkuşağı.
O sırada, az önce kolumu yasladığım camdan, penceremdeki güneşe yansıma olması üzerine, yatağımın hemen yanında o güzelliği gördüm.
Bir Avuç Gökkuşağı.
26 Ağustos 2015 Çarşamba
Biz Kimiz?
Biz, belki gün boyu gülüp gece kafasını yastığa koyduğu an bütün her şey karşısındaki tavanda, aynı bir film karesi gibi canlanırken, o gece uyumayıp o filmi seyredenleriz.
Biz, gülerken bir anda yüzündeki gülümseme düşen, insanlara sorgulanmamak için yüzüne buruk bir gülümseme çizip hayallerden, duvara dalıp gidenleriz.
Biz, karşıya daldığımızı görüp, gözümüzün önünde sallanan elle kendine geldiğimizde ''Ne Oldu?'' sorusuna cevap veremeyenleriz.
Biz, belki de sürekli aynı soruyla karşılaştığından, konuyu değiştirmekte usta olanlarız.
Biz, okuduğumuz bir kitabın bir sayfasında, bir cümlesinde, bir kelimesinde, hatta bir harfinde çalınan ruhumuzu bulup, düşünce dağından aşağı inemediğimizden, aynı kelimeyi defalarca okuyanlarız.
Ve dostlar, biz insanlarız.
Biz, gülerken bir anda yüzündeki gülümseme düşen, insanlara sorgulanmamak için yüzüne buruk bir gülümseme çizip hayallerden, duvara dalıp gidenleriz.
Biz, karşıya daldığımızı görüp, gözümüzün önünde sallanan elle kendine geldiğimizde ''Ne Oldu?'' sorusuna cevap veremeyenleriz.
Biz, belki de sürekli aynı soruyla karşılaştığından, konuyu değiştirmekte usta olanlarız.
Biz, okuduğumuz bir kitabın bir sayfasında, bir cümlesinde, bir kelimesinde, hatta bir harfinde çalınan ruhumuzu bulup, düşünce dağından aşağı inemediğimizden, aynı kelimeyi defalarca okuyanlarız.
Ve dostlar, biz insanlarız.
25 Ağustos 2015 Salı
Hey, Sen! Bayan Hipi!
Okulda, beden dersini süslenme, püslenme günü olarak gören kızlar dışında,
Bir de ben vardım. Okulun ''Hipi'' si. O çocuğun deyimiyle. O kızla dalga geçişi aklıma geliyor.
Sen o gözlükle nasıl geziyorsun ya? Sonra da kızın yerine benim cevap verişim.
Peki, sen o beyinle nasıl geziyorsun? Sonra da arkamdan, saçımdaki renkli örgüden dolayı bana sesleniş şekli.
Hey sen Bayan Hipi!
Sonra da o kızla çok yakın arkadaş olduk. Yani, unutmayın ki, yağmurdan sonra gökkuşağı var. Ve Umut her yerde. Sonra, Hüsnü'nün sesi dolduruyor beynimi.
Umut kim kanka?
Bir de ben vardım. Okulun ''Hipi'' si. O çocuğun deyimiyle. O kızla dalga geçişi aklıma geliyor.
Sen o gözlükle nasıl geziyorsun ya? Sonra da kızın yerine benim cevap verişim.
Peki, sen o beyinle nasıl geziyorsun? Sonra da arkamdan, saçımdaki renkli örgüden dolayı bana sesleniş şekli.
Hey sen Bayan Hipi!
Sonra da o kızla çok yakın arkadaş olduk. Yani, unutmayın ki, yağmurdan sonra gökkuşağı var. Ve Umut her yerde. Sonra, Hüsnü'nün sesi dolduruyor beynimi.
Umut kim kanka?
DİNAZOR HÜSNÜ
İç Ses. Hani bazı iç sesler zeki olur, bazıları aptal. Bazıları en gereksiz, bazıları ise en lazım olduğu zaman ortaya çıkar. Dinazor Hüsnü benim iç sesim.
Peki, Dinazor Hüsnü ne zaman mı ortaya çıkıyor? Her Zaman. Sahiden, gerekli gereksiz her saniye konuşuyor. Evet, iç sesime isim koydum. Evet, bu pek alışa gelmiş bir durum değil. Ve, hayır şizofreni hastası falan da değilim. İç sesime isim koymamın bir nedeni var.
Hani, böyle bazen durup dururken içinize bir öküz oturur ya, ya da biz öyle tarif ederiz, bilmiyorum. Benim içime oturan o öküz, genelde iç sesim konuştuğu zaman oluyor. Nasıl mı? Peki, onu da açıklayayım. Şöyle bir diyalog düşünün,
-Oley, sınavım çok güzel geçti! Hele son soru? Ondan kesin eminim.
-Son işlemde ya altmış beş yerine yetmiş yazdıysan. Bence o soru kesin yanlıştır.
İşte böyle bir düşünce oluyor kafamda. Bu durumun sadece bende olmadığının da farkındayım. İşte, ben onun içime oturan öküz değil, içime oturan dinazor olduğuna karar verdim. Yani arkadaşlar Dinazor Hüsnü,
Benim iç sesim''
Peki, Dinazor Hüsnü ne zaman mı ortaya çıkıyor? Her Zaman. Sahiden, gerekli gereksiz her saniye konuşuyor. Evet, iç sesime isim koydum. Evet, bu pek alışa gelmiş bir durum değil. Ve, hayır şizofreni hastası falan da değilim. İç sesime isim koymamın bir nedeni var.
Hani, böyle bazen durup dururken içinize bir öküz oturur ya, ya da biz öyle tarif ederiz, bilmiyorum. Benim içime oturan o öküz, genelde iç sesim konuştuğu zaman oluyor. Nasıl mı? Peki, onu da açıklayayım. Şöyle bir diyalog düşünün,
-Oley, sınavım çok güzel geçti! Hele son soru? Ondan kesin eminim.
-Son işlemde ya altmış beş yerine yetmiş yazdıysan. Bence o soru kesin yanlıştır.
İşte böyle bir düşünce oluyor kafamda. Bu durumun sadece bende olmadığının da farkındayım. İşte, ben onun içime oturan öküz değil, içime oturan dinazor olduğuna karar verdim. Yani arkadaşlar Dinazor Hüsnü,
Benim iç sesim''
7 Temmuz 2015 Salı
Şebnem Burcuoğlu - Kocan Kadar Konuş Beğendiğim Sözler #1
Herkese merhabalar! Bugün yeni bir seri ile karşınızdayım. Bol bol kitap okuyan bir insan olarak, Kocan Kadar Konuş'un filminin izlemek yerine kitabını okumuştum. Gelelim bu seride ne yapacağımıza. Eminim sadece benim huyum değildir. Kitaplarda sevdiğim sözcüklerin altını çizmeyi çok severim. Bu seride altını çizdiğim m sözcükleri sizlerle paylaşacağım, o zaman haydi başlayalım!
Sayfa; 153.
Sayfa; 153.
Sayfa; 104.
Bu yazımda bu kadardı! Okuduğunuz için teşekkürler, beğendiyseniz beğenmeyi unutmayın, görüşmek üzere!
22 Haziran 2015 Pazartesi
Şık bir Kırmızı Ruj - Siyah Eyeliner Makyajı
*Bu makyaj model kullanilarak hazirlanmiştir.
Herkese Merhaba! Bugün sizinle başlıktan da anlayabileceğiniz üzere bir kırmızı ruj - siyah eyeliner makyajı paylaşacağım. Oldukça kolay bir makyaj. O zaman haydi başlayalım!
İlk olarak tabii ki bir baz ile başlıyoruz. Dilerseniz güneş kremi de kullanabilirsiniz. - Ki ben kullanmaniz taraftarıyım. -
Ten makyajımıza geçiyoruz. Bu tür makyajlarda cildimizin ''kusursuz'' terimine uygun olmasi gerekiyor. Cildimize en uygun renk ve uygulama şekliyle fondöten ve kapatıcımızı uyguluyoruz.
Kaşlarımızı bir kusur yapmamaya özen göstererek dolduruyoruz.
Ben allık kullanma taraftarı değilim. Onun yerine elmacık kemiklerimize kesinlikle turuncu değil, kahve tonlarinda bir bronz pudra (bronzer) uygulayabiliriz.
Far kullanmayacağiz çünkü makyajımızın yıldızının dudaklarımız olmasını istiyoruz. Onun yerine kılcal damar ve kahvelikleri kapatmak adına concealer kullanıyoruz.
Eyeliner sürüyoruz ve bu makyajimiza mükemmel bir zariflik verecek ''renk: siyah''
Maskara sürüyoruz. ''renk: siyah''
Geldik zurnanin ''zart'' dediği yere. Önceden peeling yapılmış dudaklarımıza kırmızı renk rujumuzu (evde dudak peelingi yapımı yazıma buradan ulaşabilirsiniz) gerekirse firça - dudak kalemi yardımı ile dudaklarımıza uyguluyoruz. Vee...
Tamamdır! Makyajımız hazır ! Lütfen beğendiyseniz beğenip + yorum yapmayı unutmayın!
Sevgilerle...
Herkese Merhaba! Bugün sizinle başlıktan da anlayabileceğiniz üzere bir kırmızı ruj - siyah eyeliner makyajı paylaşacağım. Oldukça kolay bir makyaj. O zaman haydi başlayalım!
İlk olarak tabii ki bir baz ile başlıyoruz. Dilerseniz güneş kremi de kullanabilirsiniz. - Ki ben kullanmaniz taraftarıyım. -
Ten makyajımıza geçiyoruz. Bu tür makyajlarda cildimizin ''kusursuz'' terimine uygun olmasi gerekiyor. Cildimize en uygun renk ve uygulama şekliyle fondöten ve kapatıcımızı uyguluyoruz.
Kaşlarımızı bir kusur yapmamaya özen göstererek dolduruyoruz.
Ben allık kullanma taraftarı değilim. Onun yerine elmacık kemiklerimize kesinlikle turuncu değil, kahve tonlarinda bir bronz pudra (bronzer) uygulayabiliriz.
Far kullanmayacağiz çünkü makyajımızın yıldızının dudaklarımız olmasını istiyoruz. Onun yerine kılcal damar ve kahvelikleri kapatmak adına concealer kullanıyoruz.
Eyeliner sürüyoruz ve bu makyajimiza mükemmel bir zariflik verecek ''renk: siyah''
Maskara sürüyoruz. ''renk: siyah''
Geldik zurnanin ''zart'' dediği yere. Önceden peeling yapılmış dudaklarımıza kırmızı renk rujumuzu (evde dudak peelingi yapımı yazıma buradan ulaşabilirsiniz) gerekirse firça - dudak kalemi yardımı ile dudaklarımıza uyguluyoruz. Vee...
Tamamdır! Makyajımız hazır ! Lütfen beğendiyseniz beğenip + yorum yapmayı unutmayın!
Sevgilerle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)